HAYATIMI ADADIM

Özlüyorum Hep / 4-6 Nisan 2023 /

04.04.2023|Salı
Sabah telefon sesi, uykulu gözlerle açtım 'yanına geleceğim ' dedi.
Sekizde yan yanaydık. Bir saat kadar özlem giderdikten sonra o işine geçti. Ben ise evime döndüm.

Akşam yaklaşık üç saat birlikteydik.
Önce birlikte sanayide sürekli gittiğimiz ev yemekleri satan dükkana vardık. Çorba içmeyi düşünüyorduk. Benim tercih ettiğim mercimek çorbası yoktu.
Başka bir çorba çeşidi vardı. Ben istemediğimi söyleyince. Oradan çıkıp başka bir yerden dürüm aldık. Bizim mahalleye doğru yol alırken yolun sağ tarafında bulunan bir mekan, Mert'in dikkatini çekti. Buraya girelim dedi. Mekan ferah aydınlık ve temizdi. Rezervasyon yapılmış masalar vardı. Ama henüz gelmemişlerdi. Dolayısıyla görünürde sadece ikimiz vardık. Çorba pek bir sıcaktı. Öyle ki dakikalar birbirini kovaladı. Ama halen soğumadı. Hal böyle olunca üfleye üfleye yedim. Mert ise biraz su ekleyerek soğuttu. Pideleri fırından yeni çıkmıştı. Mert'in sonradan söylemiş olduğu Adana kebap..yanındaki yeşil biberlerden bir tanesini ağzıma alır almaz dilim yandı. Acıya karşı tolerasyonum az.. Sevgilimde tadına bakayım diyerek aldı ve bir tanesinin neredeyse tamamını bitirdi .Anlık bir acı hissetmese de sonrasında bayağı dili yandı. Hizmet kalitesini beğenmedi. İlgi alaka azdı. Bu durum bir daha buraya gelmeyelim kararı almasına neden oldu . Sonrasında biz arabayla kendi yerimize geçtik. Pek fazla duramayacaktı sevgilim .. çünkü babasının ona sipariş ettiklerini eve götürmesi gerekiyordu. Bugünlük böyle olsun diyerek ayrıldık. Yedi de ben evdeydim.

Özlemek TDK 'de ;sevdiği bir şeyi ya da kimseyi bir daha görmek isteğini duymak. Ona kavuşmak istemek. Onu göreceği gelmek..gibi anlamları varmış. Özlemek için önce sevmek gerekir mi? Sonuçta insan sevmediği birini özlemez. Daha sonrasında bağlılık gerekir mi? Ben onu seviyorum ama bağlı ve sadakatli değilim. O zaman özler mi insan?  Belki de temel taşı alışkanlıktır. Birine alışmak gerekir önce varlığına ve  sonra yokluğuna.
Bir insanın varlığına alışmışsam, o benden uzaklaştığı anda onu özlemeye başlarım. Peki bu ne zaman pik yapar? Uzun süre görmediğim de mi uzun süre konuşmadığımda mı yoksa her ikisinde mi? Peki yokluğuna alışılan bir insan özlenmeye devam edilebilir mi? Neden olmasın.. Belki bir huyunu, bir bakışını bir sözünü tekrardan algılamak ister insan. Peki bende nasıl vuhu buluyor bu duygu. Önce düşünmeye başlıyorum. Onunla geçirdiğim zamanı bu herhangi bir an olabilir. Belki ilk tanıştığımız günler, belki daha birkaç gün öncesi. Fark etmez ve derinleşmeye başlıyorum. Neler yapıyorduk, bana ne demişti. Ben ne tepki vermiştim. Neler oluyordu orada.. üçüncü bir göz olsa nasıl görürdü bizi. Ben o an nasıl hissediyordum. Duygu durumum ve enerjim nasıldı.. Bu kadar ayrıntıdan sonra kendimi geri çekip şimdiye geldiğimde, yanımda sevgilimin olmadığını görüyorum. Orada başlıyor yavaş yavaş içten bir güç ele almış bütün kontrolü. Durduramıyorum. Başka işlerle kendimi avutmaya çalışıyorum Belki bi şarkı dinliyorum, belki bir dizi açıyorum, bir arkadaşımı arıyorum. Hiçbiri içimdeki tanımını yapabildiğim ama isimlendiremediğim o gücü kesmiyor. Öyle bir vaziyet alıyor ki gittikçe artıyor. Zaman geçtikçe yükseliyor.
Bazende bi fotoğrafa denk geliyorum. Hatta direkt olarak görüyorum. Çünkü galerim hep onunla dolu. Ve istiyorum.. onun benim yanımda nefes almasını. Kalbinin sesini duymak istiyorum. Nasıl attığını, nasıl tutuyordu elimi.. Nasıl bakıyordu gözlerime.. daha bir çok soru.
Tüm bunlardan geriye sadece istemek eylemi kalıyor. O zaman yazıyorum ona. Dile getiriyorum. Emojiler koyuyorum.. sanki özlemimin derecesini gösterecekmiş gibi. Olmadı sadece sesini duymak için arıyorum. Yetmiyor..Ben ona varmak için çıkıyorum yola. Saatler süren yolculuk sonunda onu hayallerimden çıkarıp gerçeklikte duyumsayabileceğim. Ne kadar da heyecanlı. Panzehiri ise kavuşmak. Onunla buluşacağımı düşünmeye başladığım anda içim kıpır kıpır. Bir çocuğun bayramda harçlık almasını bekler gibi bi sabırsızlık . Onu görebileceğim, dokunabileceğim ve ona sarılabileceğim . İçimden geçenleri göz bebeğinin ta içine baka baka söyleyebileceğim mesela.. Seni seviyorum . Seni özledim diyeceğim. Bana ne yaptın büyü mü.. Hayır hayır ben sana yaptım diyeceğim. İşte bu senaryo her hafta yaşanıyor. Yoksa biz de biliriz ayda yılda bir buluşmasını. Zamanımız birbirimiz için hep var. Şartlarımız her zaman müsait olmasa da olduğu anda biz yan yanayız. Dip dibeyiz. Kendimi bu konuda şanslı hissediyorum. Uzak mesafe ilişkisi yaşamıyoruz. Evet aramızda belki kilometreler var. Yürüyerek tek başıma gidemem. Ama bir uçak bileti ya da şehirler arası otobüs bileti almamı  gerektirecek kadar meşakkatli değil. Gerçi öyle olsaydı da ben yine aynı istekte olurdum. Yani bu benim için bir sorun teşkil etmezdi..
Tabirimce aynı şehirde kısa mesafe ilişkisi yaşıyorum. İyi yanları da var kötü yanları da. Başka bir yazının konusu olabilecek kadar. Ben şu an için halimden memnunum. Koşullarımız elverse de, hemen her gün sabah akşam demeden buluşuyor olsak. Tabii bu ne mümkün. Yine de aynı çatı altında yaşamaya başlayıncaya değin, biz her fırsatta ilişkimizin duygu boyutundaki özlemin panzehirini kullanmak için elimizden geleni yapacağız.

06.04.2023|Perşembe
Sabah, Bugün evden biraz erken çıkmıştı. Yanıma geldi yaklaşık iki saat kadar birlikteydik..

Akşam altı gibi onun yanındaydım. Yaklaşık üç saat birlikteydik . Şöyle bir karar aldık. Artık dışardan daha az yemeye para harcayacağız. Abur cubura çok gidiyor. Birikim yapmamız lazım. Bazı planlarımız var. Bunun için kısmamız gerekiyor. Şimdilik böyle. Belki ilerde daha farklı bir yaşamamız olur ama her daim tutumlu olmakta fayda var.
Önce, marketten domates biber ve pide aldık. Daha sonrasında onları kendi mekanımızda dışarda arabanın üzerinde ayaküstü bi güzel yedik. Hava soğuktu. Mert üzerime kendi montunu vermişti. Ardından arabaya geçtik. Ellerim üşümüştü. Biraz ısıtma seansından sonra.. saygı dizisini izledik.

Sevgilim seninle yeri gelir en lüks restoranda midemiz çatlayıncaya kadar herbir şeyi söyleyip ziyafet çekeriz. Yeri gelir bugün olduğu gibi yaparız. Yine karnımız doyar elbet. Aramızdaki bağ daha da güçlenir. Ben her halimizi seviyorum. Birlikte çıktığım bu yolda iyi  günlerimizde olur kötü günlerimiz de. Yeri gelir borç batağına düşeriz. Yeri gelir elimiz çok bol olur yanlışta olsa savururuz düşünmeden. Mühim olan ne biliyor musun? Sen sağlıklı mısın, iyi misin? Peki ben ve totalde ilişkimiz.. Çok soru sormuyorum aslında. Bunların cevapları 'evet' ise  geriye kalan tüm problemler illaki çözülür ki hep öyle oldu. Bu arada seninle sorun çözme yetisi kazandığımı hissediyorum. Mantık tarafını çok sistemli kullanıyorsun. Ve yapabileceklerini maddeleyip önüme sunabiliyorsun. Ben bazen duygusal karmaşıklıklara giriyorum ve işin içinden çıkılmaz bir durumda olduğumu düşünmeye başladığımda, sen beni bu konuda çok güzel dengeliyorsun. Zihnimi netleştirmeme yardım ediyorsun. Neticede biz kısa ya da uzun vadede ne ise sorunumuz halloluyor.
Planladığımız gelecek için var olmaya devam edeceğiz. Koşulların hepsi gelir geçer. Sorunlarımız el birliğiyle çözülür. Baki olan birlikteliğimiz olsun.
Adım adım seninle..
Yol arkadaşın S'

alt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top