HAYATIMI ADADIM

Sahiplenme Güdüsü / 6-8 Haziran 2023 /

06.06.2023 |Salı
Sabah yatağımda mışıl mışıl uyurken çalan telefon sesine uyandım. Hattın diğer ucunda sevgilim on dakika kadar yanına gelsem olur mu diyordu, ben de tabii ki onayladım ve hemen hızlı bir şekilde hazırlanıp dışarı çıktım. Birazcık sevgi yumaklığından sonra evden bugün iş yerinde yemek için getirmiş olduğu domatesli peynirli ekmeği vardı yanında. Bana yetiyor fazla sen de ye birlikte yiyelim diyordu. Marketten meyve suyumuzu aldık elimize de ekmeklerimizi hava çok güzeldi. Bir binanın önünde duvarın ön tarafında ayakta yedik. Papatyalar vardı, sevgilim seviyor, seviyor gibi yapıyor, sevmiyor diyerek koparıyordu teker teker . En son ikincisi çıkınca sapıyla beraber de olumsuz olan.. Ah şu papatya falları diyordu çaresiz yüreğim buna mı kaldı..
Çiçekler ve bir köpek kadrajımdaydı. Fakat ana odaklandım ve fotoğraf çekmedim. Ardından da ben eve o işe gidiverdik. Akşam işten çıktıktan sonra beni aradı, yemeğe gidelim diyordu. Tantuni yiyelim, kendisinin eskiden oturduğu mahallesinde bulunan bir dükkana gittik. Öncesinde yolda bulunan kamyon arkasında kavun satan abiden kavun aldık. Ve dükkanda tantuni dürümümüzü yedik. Oradan çıktık Mert bir ara dışarı çıktı Atm'ye uğradı. Ben de o sırada arabada beklerken canım sıkılmış olacak ki etrafa bakınmakla meşguldüm. Çok geçmeden tekrar arabaya döndü. Şimdi Yakacık mesire alanına geldik, içeri girmek konusunda emin olamadık. Park var yan tarafta oraya da sandalyelerimizi atıp oturabilirdik ki geçen geldiğimizde öyle yapmıştık. Fakat geçen geldiğimiz de içeri girmemiştik daha doğrusu ben girmedim. Arabayı mesire alanının dışına park ettik. Biz de yürüyerek girelim bakalım. Elimizde kavun benim yiyemediğim tantuni dürümümün bir kısmı yer arayışı içerisindeyiz. Fakat alan çok keskin bir şekilde mal pisliği kokuyordu. Orada çok duramayacağımızı anladık. Kendimize bir yer bulma arayışındayız. Arka taraflara doğru mangal yapılan kısımda oturabileceğimiz masalar vardı. Herkesten uzak ki orada kimsecikler yoktu. O kısma geçtik. Yoldan aldığımız kavunu kestim kesmesine fakat Mert'in bıçağı elimdeyken istemsiz bir hamlede bulundum ve Mert'in elini sıyırmış bulundum. Ancak hiçbir şey olmadığını söyledi. Daha sonrasında kanadığını gördüm. Sakarlığım tutmuştu. Böyle durumlarda ne yapacağımı bilmiyorum. Ah vah ediyorum sadece. Bıçak küçük olduğu için kavunu kesmekte zorlanıyordum lakin sonunda yedik mi yedik. Ardından yapacağımız tatille ilgili konuştuk. Önümüzdeki aylarda böyle bir planımız var. Fakat nasıl olacağına ilişkin çok bir ayrıntı belirlememiştik. Genel hatları ile konuşmuştuk. Bu konu üzerinde münakaşa ediyoruz şimdi. Nasıl yapsak kaç gün gitsek gibi.. Ben yüzme bilmiyorum. İçinde yaşadığım coğrafya neticesinde memleketimde İç Anadolu'da olduğu için eğitimimi de burada tamamladığımdan denize gitme gibi bir aksiyonum olmadı. Küçükken İzmir'e gitmiştim ama hayal meyal hatırlıyorum. Ha bi de İstanbul'a gittim. Evet deniz görmüşüm.. Yüzme üzerine özel ders almışlığım var. Fakat kendimi pek fazla geliştiremedim. Çünkü hocam eğitimi havuzda vermişti. Daha sonrasında da benim yakınlarımda bir yüzme havuzu olmadığı için pratik etme fırsatım olmadı. Bu konu üzerinden Mert bana öğretebileceğini söylüyordu, hava kararmaktaydı.. Biz de yavaştan kalkalım diyerek buradan çıktık .
Arabanın içinde ben eve geçene kadar bi süre durduktan sonra bugünü sabah ve akşam buluşmasıyla tamamlamış olduk.

08.06.2023|Perşembe
Akşam bana sürpriz yaparak aradı daha öncesinde konuşmamıştık. Geldiğini söylüyordu, ben de apar topar hemen çıktım. Biraz kalın giyinmişim, halbuki hava her ne kadar yağmur yağsa da gerçekten sıcak. Hele ki akşam yeryüzünün ısınmasından kaynaklı daha da hissedilir bi hal alıyor. Geçenlerde Gazi parka gitmiştik fakat o gün hava yağmurluydu ve müsait bir zaman dilimimiz yoktu. Şimdi tekrar gidiyoruz. Yol üzerinde bulunan Çitlekçiye uğradık tuzsuz çekirdek ve çikolata almışken yanına da içeceklerimizi alalım. Ve yoldayız fakat trafik var sağdan giricez şöyle döneceğiz derken gideceğimiz yere vardık. Önce parkın iç kısımlarında biraz dolandık. Aileler vardı, çocuklar oyun oynuyor veya bisiklet sürmekle meşguldüler. Ortamın temiz ve düzenli olması hem çocuklara hem yetişkinlere hitap etmesi nedeniyle güzel bir park olduğunu düşünüyorum. Kalabalık olmasından da anlaşılan o ki tercih edilen bir yer.
Sevgilim, orada bulunan santranç oynayan iki çocuk gördü. Bizde oynayabilir miyiz diyerek sohbeti başlattı. O çocuklarla oynayadursun ben de ayakta onları izliyordum. Şöyle ki Mert satranç oynamayı bi hayli seviyor. Bana da daha sonrasında öğretmek için bir takım dersler göstermişliği de var. En son oyunu kazanmış bir şekilde oradan ayrılırken kendimize oturacak bir masa bulduk. Dünkü bir konumuz vardı. Öyle ki ben dışarı çıkmıştım ve gittiğim mekandan ötürü Mert buna sinirlenmişti, bu duyguyu bir süre daha devam ettirdiği için dünle alakalı aklımda kalanlar vardı. Bugün onları masaya yatırıyorduk. Ben zaten bugünün gecesinde de beni aradığında içimden geçenleri olduğu gibi şeffaf bir şekilde ona aktarmıştım. Çok bir şey konuşmaya gerek yoktu, burda çözüm odaklı olmak en mantıklısıydı. Dolayısıyla bir şekilde yine her zamanki gibi çözüme vardık. Dünle ilgili birtakım sorular sordum. Misafir gelmişti onlar kimlerdi neler olmuştu.. Sonra onun yanına geçtim, beli ağrıyordu bi süre dizimde yattıktan sonra buradan ayrılma vakti geldi çattı. İnsanlar hala oturmaktalardı, belki evleri yakın olduğundan belki de benim gibi zaman kısıtları olmadığı için rahat hareket ediyorlardı. Ve bizim mahalleye geldik, burada arabada birazcık oturduk zihnimde bir konu vardı. Sabahtan beri beni içten içe yükseltmişti. Şöyle ki, eğer biz sevgili olmasaydık arkadaş olarakta bunları yapıyor olurduk gibi bir cümlesi vardı. Ben bunun üzerine düşünmeye başlamıştım, benim arkadaşım olabilirdi tabii ki. Fakat asla bir başkasına sevgili olarak düşünemedim. Klasiktir hani çöpçatanlık.. arkadaşını bir başka arkadaşına yapmak bunu düşündüğüm anda zihnim bi anda Hayır ya o benim, ben onu asla bir başkasına yar etmezdim gibi bir bencilliğe ve sahiplenme güdüsüne büründü. (Arkadaş olduğumuz dönemde katıldığımız bir etkinlikte arkadaşlarımın yanına oturtmak yerine kendi yanıma özellikle oturtmuşluğumda var. O an için içgüdüsel olarak hareket etmiştim. Fakat şu an düşündüğümde aslında bunun en baştan içimde beliren sahiplenme güdüsüne tanıklık ettiğimi görüyorum.) Ve bunu gösterme isteği aldı beni. Ona karşı olduğumdan daha hevesli bi insan oluverdim..
Bugünü de bu şekli ile bitirdik.
İyi ki en başta sevgilim ,sana karşı içimde birtakım hisler belirmiş ve arkadaştan öteye gitme cesaretinde bulunmuşum. İyi ki o adımı atmışım.
İyi ki..

  • alt
  • alt
  • alt
  • alt
  • alt
  • alt
  • alt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top